0. GİRİŞ
I. LİSEYİ BİTİRMEKTE OLANLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1. Almancada Zorluk
2. Ders Ortamı ve Öğretmenlerin Etkisi
3. Aile ile İlgili Sorunlar
II. ÜNİVERSİTEYE BAŞLAYACAK VE OKUMAKTA OLANLARIN SORUNLARI
VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
A) Almanya'dan Kaynaklanan Sorunlar
1. Yabancılar Yasasından Kaynaklanan Sorunlar
a) Almanya'ya Geliş (Vize)
b) Oturma Onayı (Aufenthaltsbewilligung)
c) Çalışma Izni
d) Üniversitede Bölüm Değiştirme (Studienfachwechsel)
e) Doktora Çalışması
f) Aile Birleşimi
g) "Eroğlu Kararı"
h) Alman Vatandaşlığına Geçiş ve Çifte Vatandaşlık
2. Yüksekokul Yasalarından ve Üniversitelerden Kaynaklanan Sorunlar
a) "Yardımcı Ders" Programları
b) Ek Dersler (Tutorium) İçin Asistan yardımcısı (Tutor) Kadroları
c) Üniversite Yabancılar Görevlisi
d) Dil Sorunu
e) Hazırlık Sınıfları (Studienkolleg)
f) Staj
g) Denklik İşlemleri
h) Üniversitede Bölüm Değiştirme
i) Danışma Hizmetleri
3. Sosyal ve Kültürel Alanlardaki Sorunlar
a) Konut Sorunu
b) Hastalık Sigortası
c) Mali Durum ve Geçim
B) Türkiye'den Kaynaklanan Sorunlar
a) Öğrenciliğin Tanınması İşlemleri
b) Eğitim Ataşeliklerinin Öğrencilere Bakışı
c) Konut Fonu
d) "Schein" Getirme Zorunluluğu
e) Bölüm Değiştirme Sorunu
f) Pasaport Sürelerinin Uzatılması
g) Bedelli Askerlik
h) Diploma Denklik Işlemleri
i) Genel Hizmetler
III. ÜNİVERSİTEYİ BİTIRENLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
1. Bireysel Nedenler
a) Piyasaya Uygun Bir Meslek Seçmek
b) Öğrenim Sırasında Piyasa ile Ilişki Kurmak
c) Teknik Zorluklar
2. Toplumsal Nedenler
3. Türkiye`nin Almanya`da yüksekögrenim gören Türk ve Türk kökenli Alman öğrencilere yönelik Politikası
BTS üzerine
BTS üyesi dernekler
0. GİRİŞ
GİRİŞ
Federal Almanya yabancı öğrencilerin Almanya'da yükseköğrenim görmelerine olumlu bakmış ve bunu her fırsatta dile getirmiştir. Bunu "az gelişmiş ya da kalkınmakta olan ülkelere yardım" (Entwicklungshilfe) olarak nitelemiştir. Kuşkusuz Almanya'nın, burada yabancı öğrencileri okutmasında değinilen neden dışında, başka çıkarları da bulunmaktadır. Bunun en başta geleni ekonomik çıkarıdır. "Bugünün başarılı öğrencisi yarının iyi arkadaşı ve potansiyel müşterisidir" biçiminde çevirebileceğimiz açıklama, Almanya'nın konuya bakışını simgelemektedir. Yabancı öğrencilerin öğrenimi konusunda Federal Meclise sunulan bir raporda, yabancı öğrencilerin öğrenimleri sonunda ülkelerine döndüğünde, Almanya ile ilişkilerini sürdürecekleri belirtilmekte, bunun Almanya'nın o ülkelere mal ve teknoloji satmasını kolaylaştıracağı dile getirilmektedir.
Türk üniversite öğrencileri önümüzdeki dönemde önemli toplumsal görevler üstlenecek, Almanya`nın geleceğinde söz sahibi olacaklardır. Almanya`daki Türk göçmenlerin son dönemde gösterdiği ekonomik, toplumsal ve siyasi başarıların artan eğitim düzeyi ile yakından ilişkilidir. Almanya`ya 60`lı yıllarda gelen birinci kuşakta varolan eğitim sorunu, ikinci ve üçüncü kuşakla birlikte oldukça azalmıştır.
Federal istatistiklere göre 2002-2003 döneminde Almanya`daki toplam 359 yükseköğrenim (Üniversite ve yüksekokul) kurumlarında 1 milyon 930 bin 923 öğrenciden 168 bin 796`si yabancı öğrencilerden oluşmaktadır. Bu dönemdeki Türk vatandaşı öğrenci sayısının yaklaşık 32 bin olduğu tahmin edilmektedir (Kaynak: Statistisches Bundesamt, Wiesbaden 2003). 32 bin öğrenciden 25 bini Almanya’dan yetişenler, 7 - 8 bini ise Türkiye’den gelenlerdir. Nüfusu 82 milyon olan Almanya’da bir milyon 900 bin civarında üniversiteli, nüfusunun ortalama yüzde 2.2’sini oluşturmaktadır. Almanya’daki Türk nüfusunu ele alarak 25 bini bu nüfus ile kıyasladığımızda karşımıza yüzde 1 gibi bir rakam çıkmaktadır. Buna göre Üniversiteli sayımızın bugün sahip olduğumuz rakamın 3 kat artarak 70-80 binlere çıkması gerekmektedir.
Son yıllarda Almanya`da yükseköğrenimi cazip hale getirlimesi icin yoğun calışmalar vardır. Hedef 2003 yılı sonunda yabancı öğrenci sayısının 50 % artırılmasıdır. Almanya`da bu yönde yapılan calışmalar Türkiye`ninde icinde bulundugu, 40 ülkenin üyesi olduğu Bologna Süreci ile paralel yürütülmekte ve Avrupa yüksek öğretim alanını gerçekleştirmek amacını gütmektedir.
BTS`in tespitlerine göre 2000-2001 eğitim döneminde Alman üniversitelerinde eğitim gören 1.773.956 öğrenciden 187.027`si yabancı öğrencilerden oluşmaktaydı. Türk vatandaşı öğrenci sayısının ise 2000 yılında 23.640 olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz. Alman vatandaşlığına sahip Türk öğrenciler ile birlikte bu sayı bugün 30.000 sınırını çoktan aşmıştır. Aynı dönemde Türk vatandaşlığına sahip öğrencilerden % 39,6`sı ekonomi ve sosyal bilimler okuyanlardan oluşurken, % 24,8`i mühendislik ve teknik bölümlere devam etmekteydiler. %13,4`lük bir kesim ise dil ve kültür ile ilgili bölümlerde okuyan öğrencilerden oluşmaktaydı. Türk öğrencilerin yaklaşık % 60,4`ü erkek, %39,6`lık bir kesimi ise kız öğrencilerden oluşuyor. Diğer yandan, Türk üniversite öğrencilerinin %70,3`ünün Almanya`daki ikinci kuşağa mensup gençler olduğunu tespit edilmiştir.
Yıl Türk Yabancı Oran (%)
1994 19 317 141 460 13,7
1995 20 631 146 471 14,1
1996 21 858 151 870 14,4
1997 23 031 158 435 14,5
1998 23 689 165 994 14,3
1999 23 762 175 065 13,6
2000 23 640 187 027 12,6
Tablo: Almanya`daki Türk vatandaşı öğrenci sayısının yıllara göre gelişimi ve diğer yabancı öğrencilerle karşılaştırması. Kaynak: Federal Alman İstatistik Dairesi
2000-2001 eğitim döneminde üniversite öğrencilerinin 2/3`si liseyi burada bitirerek üniversitelere girmiş iken, geri kalanlar Türkiye'den öğrenim amacıyla Almanya`ya gelmişlerdir. Gerek Türkiye'den gelen, gerekse buradan üniversiteye başlayanların Almanya'da karşılaştıkları sorunları yöntemsel olarak ele almak gereklidir. Üniversitede okunduğu için Yüksekokul Yasalarından ve Bölüm Sınav Yönetmeliklerinden etkilenilmekte, öte yandan sosyal ve kültürel sorunlarla karşılaşılmaktadır. Ayrıca, Alman vatandaşı olmayanlar Yabancılar Yasasına tabi tutulmaktadırlar. Bu nedenle, sorunlar ve çözüm önerileri bu bağlamda ele alınmalıdır.
I) LİSEYİ BİTİRMEKTE OLANLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Almanya'da lise bitirme sınavlarına (Abitur) girebilmek için, öğrencinin bir yıllık Giriş Devresini (Einführungsphase) başarması ve daha sonra iki yıllık Kurs Devresinden (Kursphase) geçmesi gereklidir. Bu devreler içerisinde iki Ana Derse (Profil-, Leistungsfächer) ağırlık verilmektedir. Bu ana dersler lise sonrası meslek seçimi açısından önemlidir. Bu nedenle tercihlerin gelecek düşünülerek yapılmasında yarar vardır.
Türk öğrencilerin % 25'i lise diplomalarını Birleşik Okullardan (Gesamtschule mit gymnasialer Oberstufe) alıyorlar. Liseyi başaran Türk öğrencilerin oranı bir diploma alarak okullardan ayrılanlar içinde % 8,2'dir. Bu oran 1980 yılına oranla artmış olmasına karşın, yine de düşüktür. Almanya genelinde her 10 Türk öğrencisinden biri Abitur yaparken, bu oran Alman öğrencilerde %30`dur. Okuldan herhangi bir diploma almadan ayrılanların oranı Türkler arasında %30, Almanlarda %10 civarındadır.
10. sınıfı bitirip Giriş Devresine adım atan Türk gençleri derslerin birdenbire zorlaşması ve yoğunlaşmasıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu dönemde notların birden düşmesi söz konusu olmaktadır. Bunun sonucu olarak birçok Türk öğrenci bu devreyi başarıyla tamamlayamamakta ve okulu terk etmek zorunda kalmaktadır. Ilk ve orta öğrenimde alınan temel bilgilerdeki açıklar bu devrede daha belirgin bir biçimde ortaya çıkmaktadır.
1. Almancada Zorluk
Okuldaki açıklardan en önemlisi gencin Almancaya yeterince ve beklendiği kadar hakim olamamasıdır. Gençler günlük yaşamda iyi derecede Almanca konuşabilmelerine karşın, yazılı dilde çok büyük zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Ders programlarına göre, Giriş Devresine gelmiş olan öğrencinin Almancayı tüm kurallarıyla bilmesi beklenmektedir. Bu arada Türk gençlerinin yazılı Almancayı hala yeterince kavrayamamış olması göz önüne alınmamaktadır. Lisenin bu aşamasında önem kazanan ve geliştirilmesi gereken teknik terimlere de birçok Türk öğrenci hakim olamamakta ve bildiklerini yeterince ifade edememektedir. Bundan dolayı özellikle doğal bilimlerle ilgili derslerde bilimsel açıklama yapmakta zorlanmaktadırlar.
Kurs Devresindeki yazılı sınavlarda 100 sözcük içinde üçten fazla yanlış bulunursa, notta bir (en fazla iki) puan kırılmaktadır. Bundan dolayı herhangi bir derste bilgi düzeyi Alman öğrenci ile aynı olan Türk öğrenci daha kötü not alabilmektedir. Notların bu şekilde kırılması, Türk gençlerinin liseyi bitirmelerinde karşılarına önemli bir engel olarak çıkmaktadır. Kötü bir not ortalamasıyla okulu bitirenler daha sonra üniversiteye başlamak istediklerinde dezavantajlı durumda kalmaktadırlar.
İSTEMLERİMİZ
Almanca ders programı, yabancı öğrencilerin Almancadaki açıklarını göz önüne alarak geliştirilmelidir. İlk ve orta öğrenimde okul içi teşvik dersleri (Förderunterricht) daha yoğunlaştırılmalıdır. Okul dışı ek ders yardım projeleri geliştirilmeli, var olanların çerçevesi genişletilmelidir.
2. Ders Ortamı ve Öğretmenlerin Etkisi
Öğrencinin okuldaki başarısı dersteki ortama ve aynı ölçüde de öğretmenleriyle olan ilişkisine bağlıdır. Yabancı kökenli olmanın getirdiği çekingenlik Türk öğrencinin dersteki sözlü katılımını etkilemektedir. Derse katılımın yetersiz olması, öğrencinin bilgi düzeyinden değil, yanlış anlaşılmaktan dolayı düşebileceği durumdan çekinmesinden kaynaklanmaktadır. Bunun sonucu olarak dersteki notu düşmektedir. Ayrıca kimi öğretmenlerin Türk öğrencilere yönelik önyargılı tutumları, farklı bir kültür çevresinden gelen öğrencilerin içinde bulundukları sorunları yeterince bilmemeleri ya da anlayamamaları ve duyarsızlıkları da görülmektedir. Öğrenci ve öğretmen arasındaki iletişim eksikliği varolan sorunların artmasına yol açmaktadır. Kimi okullarda Türk ve Alman öğrenciler arasında ortaya çıkan kutuplaşmalar da sağlıklı bir iletişimi ve ders ortamını engellemektedir.
İSTEMLERİMİZ
Öğretmen eğitiminde Alman kökenli olmayanların kültürleri ve sorunları daha kapsamlı olarak işlenmelidir.
Yabancı kökenli öğrencilerin anadillerini bilen sosyal danışmanların sayıları arttırılmalıdır.
Ders içerikleri bu toplumdaki çeşitli kültürlerden insanların varlığını da göz önüne almalı ve kültürlerarası eğitim Berlin okullarında uygulanmalıdır.
3. Aile ile İlgili Sorunlar
Türkiye'den gelen birçok ailenin gerek Almancayı bilmemelerinden gerekse buradaki okul sistemini tanımamalarından dolayı, okula giden çocuklarına yeterli biçimde yardımcı olamadıkları bilinmektedir. Bu durumda öğrenciler kendi sorunlarıyla başbaşa kalmaktadırlar. Gençlerin okuldaki performansları, yalnızca okulda karşılaştıkları sorunlardan değil, aynı zamanda evdeki ve aile içindeki sorunlardan da etkilenmektedir. Çoğu zaman öğrencinin evde ders çalışabileceği bir ortamın yaratılamadığı bir gerçektir. Birçok aile hala evdeki nüfusa uygun ev bulmakta zorluk çekmektedir.
İSTEMLERİMİZ
Veliler lise Giriş ve Kurs Devreleri hakkında anadillerinde daha fazla bilgilendirilmelidir.
Ailelere, çocuklarının eğitimi konusunda kimlerden destek ve yardım alabilecekleri kurumlar hakkında bilgi aktarılmalıdır.
II) ÜNİVERSİTEYE BAŞLAYACAK VE OKUMAKTA OLANLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
A) ALMANYA'DAN KAYNAKLANAN SORUNLAR
1. Yabancılar Yasasından Kaynaklanan Hukuksal Sorunlar
a) Almanya'ya Geliş (Vize)
1.1.1991 tarihinde yürürlüğe giren Alman Yabancılar Yasasının 28. maddesinin 4. paragrafı uyarınca, vizeler çeşitli amaçlara göre verilmektedir.
>> Dil Vizesi (Sprachvisum), adından da anlaşılacağı üzere, Almanya'da dil öğrenme amacıyla verilmekte ve en fazla 18 aylık bir süreyi kapsamaktadır. Bu vize ile daha sonra Almanya'daki üniversitelere öğrenim için yapılan başvurular kabul edilmemektedir.
>> Öğrenci Vizesi (Studentenvisum), Almanya'da yükseköğrenim görmek ya da yüksek lisans yapmak isteyenlere verilmektedir.
>> Turist Vizesi (Besuchsvisum) ziyaret amacıyla Almanya'ya gelmek isteyenlere uygulanmakta, Dil Vizesinde olduğu gibi öğrenim vizesine çevrilememektedir.
Dil vizesiyle Almanya'ya gelen bir öğrenci, Almanca kursunun ardından, yükseköğrenim için tüm koşulları yerine getirse bile, bu vize öğrenci vizesine çevrilemediğinden, öğrenci Almanya dışına çıkıp, öğrenci vizesi alıp yeniden gelmek zorunda kalmaktadır.
Alman Yabancılar Yasasının 28. maddesinin 3. paragrafına göre, oturma onayı (Aufenthalts-bewilligung) yükseköğrenim göreceklere verilmekte olup, yalnızca alınmış olduğu amaç için geçerlidir. Bu çerçeve dışında uzatılma olanağı yoktur. Dil vizesi ile Almanya'ya gelmiş olanlardan üniversite öğrenimine geçmek isteyenler, ancak Almanya'daki ikamet süreleri 1 yıldan az ise, Almanya dışına çıkmadan vizelerini değiştirebilirler. Genelde bir öğrencinin Almanca öğrenip, tüm sınavları başarması ve üniversiteye başvurusu 1 yılı aştığından, bu olanaktan hemen hemen hiç yararlanılamamaktadır.
Türkiye'den öğrenci vizesi almak üzere başvuran öğrenci adaylarından istenen belgeler çeşitli Alman Konsolosluklarında farklılıklar göstermektedir. Işlem süreleri çok uzundur. Kimi zaman vize nedeniyle 1 sömestir ve daha fazla süre kaybedilmektedir. Bu ise, eldeki belgelerin geçerliliklerinin kaybolmasına yol açabilmekte, Almanya'ya geldikten sonra Türkiye'den yeniden belge istenmesini zorunlu kılabilmektedir.
Almanya Dışişleri Bakanlığının yayımladığı genelgelerde "Öğrenci Adayı Vizesi"nden de (Bewerbervisum) söz edilmektedir. Bu vize tipi, doğrudan Almanya'ya gelmeyi olanaklı kılmaktadır, ancak konsolosluklarca, tüm uyarılara karşın uygulanmamaktadır.
İSTEMLERİMİZ
Dil Vizesi alarak gelen öğrencilerin daha sonra yükseköğrenime geçmek istemeleri oturma amacında bir değişiklik olarak algılanmamalı ve onlara sorun çıkarmadan oturma onayı verilmelidir.
Öğrenci vizesi alırken ortaya çıkan bürokrasi azaltılmalı ve vize işlemleri en fazla 1 ay içinde bitirilmelidir.
Öğrenci adayı vizesi derhal uygulamaya konmalıdır.
b) Oturma Onayı (Aufenthaltsbewilligung)
Oturma onayı, yurtdışından öğrenim amacıyla gelenlere, Almanya'daki öğrenimleri süresince ve genellikle 2 yılda bir uzatılmak koşuluyla alınabilmektedir. Değinilen öğrenim kavramının içine üniversite öncesi dil kursu, hazırlık sınıfı (Studienkolleg) ve staj girmektedir.
Oturma onayı ile oturum izni arasındaki fark, oturma onayının geçici bir statü olduğunun vurgulanmak istenmesidir. Ancak, oturma onayı olan bir öğrenci Almanya'da oturum izni (Aufenthaltserlaubnis ya da Aufenthaltsberechtigung) olan birisiyle evlenecek olursa, başka koşulların da yerine gelmesiyle Almanya'da oturum izni alabilir.
Öğrenimleri biten öğrenciler, Almanya'yı en kısa zamanda terk etmek zorundadırlar. Öğrenciler teoride öğrendiklerini pratikte uygulamadan geri dönmek istememektedirler.
c) Çalışma izni
>> Üniversite dışındaki özel Almanca kurslarına gidenlerin çalışma izinleri yoktur.
>> Üniversitenin Almanca kursuna gidenler ancak sömestir tatillerinde çalışabilmektedirler.
>> Üniversiteye kesin kayıt yaptırarak öğrenime başlamış olan öğrenciler ise yılda toplam 6 ay çalışabilmektedirler. Bu 6 ayın 3 ayını çalışma izni gerekmeksizin, geri kalan 3 ayını da Iş ve Işçi Kurumundan (Arbeitsamt) izin alarak tamamlamak olanaklıdır. Ancak farklı eyaletlerde farklı uygulamalar yapılmaktadır.
Almanya'ya öğrenim görmek için gelenlerin, geçimleri öğrenim boyunca her ne kadar 3. kişilerce sağlanmış olarak görülse bile, sosyal gerçekler farklıdır. Geçim belgesi formalite olarak verilmekte ve öğrenci kendi geçimini kendisi sağlamaktadır.
1.1.2003 ten itibaren eski kanunla çalışma izni olmadan 90 gün olarak belirlenen toplam çalışma süresi aynen tutulmuş, sadece bu toplam sürenin 180 güne yayılabilmesine olanak sağlanmıştır. Eski kanuna göre öğrenci günde kaç saat çalışırsa çalışsın bir günlük iznini kullanmış sayılıyordu.
Bu nedenle öğrenciler bu 90 tam günlük süreyi çeşitli metodlarla tam kullanmanın yollarını aramak zorunda kalıyorlardı. Yeni uygulamanin getirmiş olduğu en büyük yarar bu noktadadır. Bu uygulama çalışma süresinin öğrenci tarafından 180 yarım güne yayılmasına olanak sağlamıştır. Pratik anlamda bir öğrenci günde 4 saatten toplam 6 ay çalışma müsaadesi olmadan çalışabilme hakkına sahiptir.
İSTEMİMİZ
Üniversite dışındaki özel Almanca kurslarına giden öğrenciler en azından sömestir tatillerinde, üniversitenin Almanca kursuna gidenler de, üniversiteye kesin kayıt yaptırmış olanlar gibi toplam 6 ay çalışma hakkına kavuşmalıdırlar. Bu uygulama Almanya`nın tüm eyaletlerinde geçerli hale getirilmelidir.
d) Üniversitede Bölüm Değiştirme (Studienfachwechsel)
Bölüm değiştirme konusu bu raporun diğer bölümlerinde de yer almıştır. Bu nedenle, bütünü ele alınarak değerlendirilmelidir.
Yabancılar Yasasının ilgili maddelerinde bölüm değiştirme konusu açık olarak yer almamaktadır. Ancak halen kullanılan uygulama yönetmeliğinde bu konuya yer verilmiştir. Buna göre, bölüm değiştirme işlemi ancak ilk üç sömestir içinde söz konusu olabilmektedir. Daha sonra değiştirilirse, eski bölümden en az 3 sömestirin yeni bölümde kabul edilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Geçmişe göre daha olumlu olan bu düzenleme, pratikte sorunu çözmemektedir. Zira, bir öğrenci Almanya'da ancak Türkiye'de kazandığı ya da ona bir yakın bölümde okuyabildiğinden farklı bir dala geçmek, Yüksekokul Yasaları açısından olanaksızdır. Geçiş ancak yakın bir bölüme yapılabilmektedir.
İSTEMİMİZ
Bölüm değiştirme konusunda karar verme yetkisi Yabancılar Dairesinde (Ausländerbehörde) olmamalı, karar öğrenci ve üniversite arasında bilimsel ölçütler çerçevesinde çözümlenmelidir.
e) Doktora Çalışması
Normal öğrenim bittikten sonra doktora ya da bir başka biçimde master anlamında öğrenimlerini sürdürmek isteyen öğrencilere olanak verilmemektedir. Bu özellikle, tıp okuyup daha sonra ihtisas yapmak isteyenler için (Facharztausbildung) çok büyük bir sorundur. Öğrenimin bitmesiyle oturma onayının amacının sona erdiği varsayılmakta, master ya da doktora yeni bir amaç olarak kabul edilmektedir. Amacın değişmesiyle Almanya'yı terk etmek gündeme gelmektedir. Konuyla ilgili olarak yasada kısıtlayıcı bir hüküm olmadığı halde, uygulama yönetmeliğinde bir kısıtlama getirilmiştir.
İSTEMİMİZ
Doktora ya da master çalışmalarının yapılmak istenmesi, oturma onayının amacının değişmesi olarak değerlendirilmemelidir.
f) Aile Birleşimi
Yabancılar Yasasının 29. maddesi eşlerin oturma onaylarını düzenlemektedir. Buna göre, eşinin de geçimini sağlamak söz konusu ise ve yeterli konut varsa, eşler de Almanya'ya gelebilmektedir. Ancak, yine uygulama yönetmeliğinde gerek yabancılar yasasına, gerekse anayasaya aykırı olarak "gelişmekte olan ülkelerden gelmeyen öğrencilerin" eşlerini yanlarına getirebilecekleri yazılıdır. Türkiye, "gelişmekte olan bir ülke" statüsünde sayıldığı için, Türk öğrenci eşini yanına getirememektedir.
İSTEMİMİZ
Uygulama yönetmeliğindeki anayasaya aykırı bu durum düzeltilmelidir.
g) ARB 1/80`den doğan haklar (Örnek: Eroğlu Kararı)
5 Ekim 1994 tarihinde Avrupa Adalet Divanının Türkiye-Avrupa Birliği (AB) Sözleşmesine dayanarak aldığı Eroğlu Kararından sonra, Almanya'ya yalnızca öğrenim amacıyla gelenler bile, kimi koşulları yerine getirdikleri takdirde Almanya'da sürekli oturum izni alma hakkına sahip olmuşlardır. Koşullar, Almanya'da yükseköğrenimi tamamlamak, anne ya da babadan birisinin herhangi bir zamanda en az 3 yıl Almanya'da sigortalı olarak çalışmış olmasıdır. Bu kişiler bitirdikleri bölüm dışındaki bir alanda iş bulduklarında da oturum izni alabileceklerdir.
Daha önce de çeşitli defalar Avrupa Adalet Divanı, Türkiye-AB Ortaklık Sözleşmesine dayanarak Almanya aleyhinde kararlar aldı. Ama, Almanya bu kararları hep özel kararlar olarak algılamak istemiştir. Şimdi de bu eğilim vardır.
Ayrica Stuttgart Üniversitesinde ögrenim gören bir Türk bayan öğrenci, oturma hakkı almak için açtığı davayı 8 Nisan 2003 tarihinde kazandı. Buna göre ilgili öğrenci ilk vize istemini Almanya`da öğrenimi için 13.09.1988 de yapıyor. 4 Mayıs 2001 yılı´na değin öğrenim vizesi (Aufhenthaltsbewilligung) uzatılıyor. Öğrenci bundan sonraki uzatmada avukatı aracılığıyla, ARB 1/80`den dogan haklarına dayanarak oturma hakkı için başvuruyor.
1991`den 2001`e değin kesintili olarak Stuttgart Üniversitesi`nin çeşitli enstitülerinde ve üniversiteyle ilgili kurumlarda çalışan öğrenci, 1995-2001 yılları arasında Frauenhofer Enstitüsünde, ayda 60-80 saat çalışıp, ortalama 1000 DM maaş alıyor. Bu koşullar altında, oturma hakkı almak için, avukatı aracılığıyla yaptığı girişim sonunda haklı bulunuyor.
Oturma hakkının verilmesine dayanak olarak ARB 1/80 EWG, ART. 6 Abs. 1 4. (vgl. § 113 Abs. 5 S. 1 VwGO) gösteriliyor.
Özet olarak Türkiye'den okumak için gelen öğrenciler yabancılar dairesinin izni doğrultusunda haftada 10-12 saat çalıştıkları süreyi dört yıla tamamladıkları takdirde ARB 1/80 kararnamesi 6. maddesine göre Federal Almanya oturma hakkına sahip olabiliyorlar.
Federal İçişleri Bakanlığı `nın 2 Mayıs 2002 tarihinde yayinladıgı genelgede de Türk öğrencilerin durumu açıkça belirtilmiştir. Bu genelge ARB 1/80 dolayı Almanya`daki Türk vatandaşlarınının elde ettiği hakları kapsamaktadır. (Allgemeine Anwendungshinweise des Bundesministeriums des Innern zum Beschluss Nr. 1/80 des Assoziationsrats EWG/Türkei- "AAH - ARB 1/80"). İlgili genelge Almanya Türk Öğrenci Dernekleri`nin Web Portalı üzerinden okunabilir.
Bu karar Federal Almanya`da aynı konumda olan öğrencilere referans olarak yardımcı olabilir. Öğrencileri öğrenimleri süresince üniversitelerinde çalışmalarını tavsiye etti.
İSTEMLERİMİZ
Almanya, artık Türkiye ile AB arasındaki anlaşmalardan doğan haklarımızı kabul etmelidir. Bu hakları kısıtlamaya yönelik herhangi bir adım atmamalıdır. Öğrencilerin ARB 1/80 den doğan haklarını herşeyden önce bilmeleri gerekmektedir
Avrupa Türkleri AB ile yapilan anlasşmalardan doğan haklarını bilmelidirler. Haklarımıza kavuşmanın yolu, ilk önce hangi haklara sahip olduğumuzu bilmekten geçer. Bu alanda Türkiye`de ilgili bakanlıklar hem Avrupa`da yaşayan hem de Avrupa`ya herhangi bir amaçla gelmek isteyen Türklere, sahip oldukları hakları öğrenebilecekleri kaynaklar göstermelidir.
h) Alman Vatandaşlığına Geçiş ve Çifte Vatandaşlık
Alman vatandaşlığına geçiş Yabancılar Yasasının 85-91. maddelerinde ve Alman Vatandaşlık Yasası'nda düzenlenmiştir. Buna göre, Türkiye'den öğrenim amacıyla gelen bir öğrencinin öğrenim süresi ne olursa olsun, oturma onayı olduğu sürece Alman vatandaşlığını alması olanaklı değildir. Alman vatandaşlığına ancak burada yetişen gençler geçebilmektedir. Adı geçen yasalar çifte vatandaşlığı resmen tanımadığı için Alman vatandaşlığını alanların sayısı oldukça azdır. Kimi meslekleri yapabilmek için Alman vatandaşlığı ön koşuldur.
İSTEMİMİZ
Alman vatandaşlığına geçiş kolaylaştırılmalı ve Çifte Vatandaşlık bir hak olarak verilmelidir.
2. Yüksekokul Yasalarından ve Üniversitelerden Kaynaklanan Sorunlar
a) "Yardımcı Ders" Programları
Yardımcı Ders Programları (Fachmentorenprogramme) özellikle yabancı öğrencilerin dil zorlukları nedeniyle sunulmaktadır. Bu yardımcı derslerin saatleri tasarruf nedeniyle azaltılmaktadır. Bu derslerin yabancı öğrenciler için önemi çok büyüktür, çünkü normal ders saatleri içinde dil zorluğu nedeniyle sorulamayan sorular burada daha ayrıntılı biçimde ele alınabilmektedir.
İSTEMİMİZ
Zorunlu dersler için özellikle ön lisans döneminde yabancı öğrenciler için hazırlanmış ve daha çok teknik bölümlerdeki "Fachmentor" Programlarının sayısı artırılmalı, en azından varolanlar korunmalıdır.
b) Ek Dersler (Tutorium) İçin Asistan Yardımcısı (Tutor) Kadroları
Yabancı öğrencilerin yaşadığı sorunları ve sıkıntıları en iyi yabancı öğrenci anlayacağı için, bu kadrolara daha çok yabancı alınmasına çaba harcanmalıdır.
İSTEMLERİMİZ
Asistan yardımcısı kadrolarına alınacak öğrencilerin içindeki yabancı öğrencilerin başvuruları özellikle dikkate alınmalıdır.
Bu kadrolar için yapılan ilanlara "yabancı öğrencilerin başvuruları özellikle istenmektedir" ibaresi konulmalıdır.
c) Üniversite Yabancılar Görevlisi
Üniversitelerde yabancı öğrencilerle ilgili kurumlar Yabancılar Dairesi (Akademisches Auslandsamt) ve Yabancı Öğrenciler Temsilciliğidir (Ausländerreferat). Her iki kurumun da görevleri ayrıdır. Yabancılar Dairesi daha çok kayıt ve sosyal konularla ilgilenmekte; Yabancı Öğrenciler Temsilciliği ise üniversitenin yönetsel kurumlarının dışında temsilcilik yapmaktadır. Gerek derslerde yabancı öğrencilerin karşılaştığı yabancı düşmanı tutumlarda, gerekse personel politikalarında ve de yabancı öğrencilerle ilgili kararlarda anılan kurumlar yetersiz kalmaktadır. Üniversitenin içinde, yetkileri olan, "Üniversite Kadınlar Görevlisi" gibi özerk olarak çalışabilecek bir "Yabancılar Görevlisi"ne gereksinme vardır.
İSTEMİMİZ
Üniversite Yabancılar Görevlisi kurumu en kısa zamanda oluşturulmalı ve bu göreve yabancı kökenli ve yabancı öğrencilerin sorunlarını bilen birisi atanmalıdır.
d) Dil Sorunu
Yabancı öğrencilerin en önemli sorunu dildir. Teknik bölümler dışındaki bölümlerde bu sorun özellikle kendini ifade edememe olarak ortaya çıkmaktadır. Üniversitenin Almanca kurslarının kapasitesi sınırlı olduğu için, kurslara giriş sınavla olmaktadır. Her geçen yıl kurs sayıları tasarruf nedeniyle azaltılmakta olduğundan, sınavlar daha da zorlaştırılmaktadır. Ayrıca, sürekli sınav baskısı altında kalan öğrenci psikolojik sorunlarla da karşı karşıya kalmaktadır.
İSTEMLERİMİZ
Üniversitenin Almanca kurslarına giriş sınavsız olmalıdır.
Üniversite eğitimi öncesi Almanca kurs sayıları ve saatleri arttırılmalıdır.
Yabancılara sınavlarda verilen notlar, Almancaları çok düzgün olmadığı için düşürülmemeli, onların ders bağlamındaki bilgileri (Fachwissen) göz önüne alınmalıdır.
e) Hazırlık Sınıfları (Studienkolleg)
Hazırlık sınıfları, öğrencileri yüksek öğrenime hazırlayan kurslardır. Bu hazırlık kursları özellikle Türkiye`den farklı eğitim düzeyinden gelen öğrenciler için olumlu bir girişimdir. Kurslar, gençleri üniversite öğretimine hazırlamakta, eksikliklerini gidermektedir.
Ancak bu kurslara girebilmek için bir eleme sınavı yapılmaktadır. Zaten üniversiteye girene kadar türlü sınavlardan geçmek zorunda olan öğrenciler yeniden bir sınavla karşı karşıya kalmaktadırlar.
İSTEMİMİZ
Hazırlık sınıflarında okuma hakkı herkese sınavsız bir şekilde sağlanmalıdır.
f) Staj
Bir yabancı öğrenci için Almanya'da staj yeri bulmak oldukça güçtür. Üniversitenin staj yapma zorunluluğu getirdiği bölümlerde (örneğin inşaat mühendisliği bölümünde) bu sorun daha da fazladır. Yabancı öğrencilerin ırkçı ve önyargılı işverenlerle karşılaştıkları sorunlar bilinmektedir.
Birçok öğrenci yaz tatillerinde para kazanmak amacıyla kimi zaman kendi okudukları bölümlere yakın işlerde çalışmaktadırlar ("Werkstudent"). Bu öğrencilerin daha sonra bir de staj yapmalarına zaman kalmamaktadır.
İSTEMLERİMİZ
Staj yapılması zorunlu olan bölümlerde, üniversite staj yeri bulmada yardımcı olmalıdır.
"Werkstudent" olarak yapılan işlerin staj olarak kabul edilmesi sağlanmalıdır.
Almanya dışında yapılan stajlar belirli koşullar çerçevesinde kabul edilmelidir.
g) Denklik İşlemleri
Türkiye'de ya da başka ülkelerde okuduktan sonra Almanya'ya gelen öğrencilerin kendi ülkelerinde okudukları dersler üniversiteler tarafından farklı şekilde değerlendirilmektedir. Türkiye'de üniversiteyi bitirip gelenlerden kimilerinin birçok dersi kabul edilirken, kimilerinin ise hiçbir dersi kabul edilmemektedir. Türkiye`de üniversiteyi bitirip gelenler burada doğrudan doktora yapamamaktadır. Bu ise, öğrencinin eğitiminin uzamasına ve daha önce gördüğü dersleri tekrarlamasına yol açmaktadır.
Buna ek olarak Türkiye AB Egitim ve Gençlik Programlarina 2004`te katılıyor. Bu programlar eğitim kalitesini yükseltmeyi ve ülkeler arasında bu alanda işbirliğini güçlendirmeyi hedefliyor. Programın temel faaliyetleri arasinda karşılıklı eğitici ve öğrenci değişimi, eğitim kurumları arasında işbirliği ile bilgi ve görü alışverişi sayılabilir.
Tüm faaliyetler üç genel program altında toplanıyor. Genel Eğitim Programı (SOCRATES) örgün ve yaygın eğitimi kapsarken, Mesleki Eğitim Programı (LEONARDO da VINCI), bu alandaki projeleri ve faaliyetleri, Gençlik (YOUTH) programı ise gençliğe yönelik projeleri içeriyor ve destekliyor.
Neticede 2004`ten itibaren denklik işlemlerinde de bir kolaylaşma beklenebilir.
İSTEMİMİZ
Denklik işlemleri üniversiteler ve eyaletler genelinde belirli bir ölçüte bağlanmalı ve yönetmeliklerle güvence altına alınmalıdır.
h) Üniversitede Bölüm Değiştirme
Bölüm değiştirmek Türkiye'den gelen öğrenciler için ancak büyük zorluklarla olanaklıdır. Türk öğrenciler Almanya'da, ancak Türkiye'de kazandıkları ya da ona çok yakın bir bölümde okuyabilmektedirler. Bu nedenle, Yabancılar Yasası açısından bölüm değiştirmek olanaklı olsa bile, Yüksekokul Yasaları açısından olanaksızdır.
İSTEMİMİZ
En azından hazırlık sınıfını bitirmiş olanlara istedikleri bölümü seçme hakkı verilmelidir.
i) Danışma Hizmetleri
Her ne kadar üniversiteler ve meslek danışma büroları (örneğin Berufsinformationszentrum) yabancı öğrencilere yönelik danışma hizmeti sunuyorlarsa da, Türkiye'den gelen öğrenciler genelde arkadaş, dost ve Türk dernekleri üzerinden bilgi almaktadırlar. Burada yetişenlerin dil zorlukları olmadığı için, onlar her yere gidebilmektedirler. Ancak, dil sorunları olmamasına rağmen, burada yetişen öğrenciler de genelde kendi kültür çevresinden bilgi almak istemektedir.
Yabancı öğrencilere yönelik ve öğrenim gördükleri süreyi kapsayan bir psikolojik danışmanlık hizmeti yoktur. Öğrenim sürerken karşılaşılan psikolojik sorunlara yardımcı olabilecek bir üniversite içi örgütlenmenin eksikliği ortadadır.
İSTEMLERİMİZ
Üniversitelerdeki danışma hizmetleri kamuoyuna daha çok duyurulmalı, buralara yabancı kökenli elemanlar alınmalıdır. Özellikle yabancı öğrenciler için psikolojik danışmanlıklar oluşturulmalıdır.
Danışma hizmeti sunan öğrenci derneklerine ayrılan finansmanlar arttırılmalıdır.
Meslek Danışma Büroları, öğrenci dernekleriyle işbirliği yapmalı, buralardaki potansiyelden yararlanmalıdır. Bu bürolara yabancı kökenli danışmanlar alınmalıdır.
3. Sosyal ve Kültürel Alanlardaki Sorunlar
a) Konut Sorunu
Öğrencilerin en önemli sorunlarından birisi kalacağı yerdir. Hochschulinformationssystem GmbH (HIS) verilerine göre, Alman öğrencilerin % 10'u bir öğrenci yurdunda otururken, bu oran yabancı öğrencilerde % 44 civarındadır. Yabancı öğrencilerin % 30'u kendi evinde, % 11'i ailesinin yanında, geri kalanı da arkadaşlarıyla birlikte ya da başka birisinin yanında kalmaktadır. Alman öğrencilerin % 39'unun kendi evi vardır. Yabancı öğrenciler de kendilerine ait bir evde oturmak istemektedirler. Ancak konut pazarı, özellikle iki Almanya'nın birleşmesinden sonra daha da küçülmüş ve ucuz konut bulmak artık hayal olmuştur. Pahalı konutlarda oturmak zorunda kalan öğrenciler kirayı ödeyebilmek için daha çok çalışmak zorunda kaldıklarından, üniversitede zorluklarla karşılaşmakta ve öğrenimleri daha uzun sürmektedir.
İSTEMLERİMİZ
Daha fazla öğrenci yurdu yapılmalıdır.
Almanya dışından gelen öğrenciler de kira yardımından (Mietzuschuß) yararlanabilmelidir.
b) Hastalık Sigortası
Öğrencilerin öğrenci hastalık sigortası yaptırabilmeleri için üniversiteye kayıtlı olma koşulu aranmaktadır. Ancak yabancı öğrencilerin üniversite öncesinde dil kurslarına gittikleri için, ortaya sigorta yaptıramama sorunu çıkmaktadır. Her ne kadar son zamanlarda kimi sigorta şirketleri bu durumdaki öğrenciler için özel sigorta yapmaya başlamışlarsa da, şu anda ucuz olan sigorta miktarlarının artıp artmayacağı bilinmemektedir.
İSTEMİMİZ
Dil kursu öğrencileri de öğrenci hastalık sigortası olanağından yararlanmalıdır. Bunun için yasa ve yönetmeliklerde gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
c) Mali Durum ve Geçim
Gerek lise öğrenimlerini Türkiye'de bitirip Almanya'ya yükseköğrenim amacıyla gelen, gerekse Almanya'da liseyi bitirerek öğrenime başlayan Türk öğrencilerin başlıca gelir kaynakları bir yan işte çalışma, anne ve babanın maddi desteği, bir bölümü geri ödemeli Alman Devlet Bursu (BAFöG) ve çeşitli burslardır. Sayılanlardan birincisi, özellikle Almanya dışından gelenler için en önemli gelir kaynağıdır. Duvarın yıkılmasıyla Doğu Berlin'lilerin öğrencilerin yaptığı birçok işi çok daha ucuza yapmaya başlamaları ve kimi çevrelerin milliyetçi duygularla yabancıları dışlamayı arttırmaları, yabancı öğrencileri zor durumda bırakmıştır.
Alman Devlet Bursu, anne ve babası belirli süredir burada olan ve çalışmış olanlara verilmekte olup, anne ya da babası Almanya'da hiç çalışmamış olanlar bu burstan yararlanamamaktadır. Bu öğrenciler başka kuruluşlarca (Studentenwerk, Evangelische ve Katholische Studentengemeinde) desteklenebilmektedir. Ancak, bu kuruluşlarca yapılan yardımlarda son yıllarda büyük kısıntılar yapılmıştır.
Alman Devlet Bursu, Almanya dışında, örneğin Türkiye'de bir üniversiteyi bitirmiş, ama anne ve babası Almanya'da olan ve diğer koşulları yerine getirenlere verilmemektedir. Bunun nedeni, bir yüksekokulun bitirilmiş olmasıdır. Ikinci bir yükseköğrenim için bu bursu alma olanağı yasada son yapılan değişiklikle olanaksız hale getirilmiştir. Oysa, Türkiye'de üniversiteyi bitiren bir öğrencinin eğitimi buradaki üniversitelerde kabul edilmemekte ve öğrenci burada fark dersleri alarak daha bir süre okumak zorunda bırakılmaktadır.
İSTEMLERİMİZ
Ayrımcılığı önleyen bir yasa (Anti-Diskriminierungsgesetz) çıkarılmalıdır. Öğrencilere iş olanağı sağlayan kuruluşlar, yabancıları dışlayan işverenlerle ilişkilerini kesmelidir.
Gerek devlet, gerekse özel kuruluşların yabancı öğrencilere verdikleri çeşitli yardımlarda herhangi bir kısıtlamaya gidilmemeli, yardımlar arttırılmalı ve bürokrasi azaltılmalıdır.
Devlet Bursu öğrencilere ailenin gelirinden bağımsız olarak ayda 1.000 DM olarak ve karşılıksız verilmelidir.
Almanya dışında üniversite bitirerek gelenlerden (Türkiye'deki üniversite öğreniminin tamamı burada kabul edilmemiş ise) diğer koşulları da yerine getirenlere Devlet Bursu verilmesi sağlanmalıdır. Bunun için gerekli yasal düzenleme yapılmalıdır.
Türkiye ile AB arasındaki Ortaklık Sözleşmesine dayanarak, Almanya dışında öğrenim gören Türklerin de burs hakkından yararlanmaları sağlanmalıdır.
B. TÜRKİYE'DEN KAYNAKLANAN SORUNLAR
a) Öğrenciliğin Tanınması İşlemleri
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen işlemler sırasında bürokrasi çok fazladır ve birkaç ay sürmektedir. Bu, öğrenime başlamanın gecikmesine, hatta Almanya'daki kayıt süreleri dikkate alındığında öğrenim hakkının kaybedilmesine dahi yol açabilmektedir.
İSTEMLERİMİZ
Bakanlıkça yürütülen öğrenciliğin tanınması işlemlerinin süresi en aza indirilmelidir.
Yurtdışındaki üniversitenin ya da dil okulunun kabul belgesi öğrenciliğin tanınması için yeterli olmalıdır.
Öğrenciliğin tanınması işlemleri MEB İl Müdürlüklerinde de yapılabilmelidir.
b) Eğitim Ataşeliklerinin Öğrencilere Bakışı
Eğitim Ataşelikleri gerek Türkiye'den gelen, gerekse Almanya'da lise öğrenimlerini bitirerek öğrenime başlayan öğrenciler üstünde otoriter tavır içindedir. Vatandaşın "devlet için var olduğu" görüşü daha hakimdir. Oysa, bunun tersi olmalıdır. Bu konuda son yıllarda bir gelişmenin olduğu söylenebilir.
İSTEMİMİZ
Başta Eğitim Ataşelikleri olmak üzere, yurtdışındaki Türk resmi kurumlarının öğrencilere ve vatandaşlara bakış açıları değişmeli, şeffaflaşmalı ve demokratikleşmelidir.
c) Konut Fonu
Öğrenciliğin tanınması işlemlerini gidilen ülkede de yapmak olasıdır. Ancak, yurtdışına çıkarken üniversite ya da dil okulu kabul belgesi ve çoğu kez gidilen ülkenin öğrenim için verdiği vize olmasına karşın, öğrenciler konut fonu ödemek zorunda kalmaktadırlar.
İSTEMİMİZ
Dil okulu belgesi ya da üniversite ön kayıt belgesi ve ilgili ülkenin vizesini gösterenlerden konut fonu alınmamalıdır.
d) "Schein" Getirme Zorunluluğu
Yurtdışındaki Eğitim Ataşelikleri, öğrenim gören öğrencilerin pasaportlarını uzatmak için o ana kadar okudukları derslerle ilgili "Schein" getirmelerini istemektedir. Türkiye'den gelen öğrencilerin statüleri zaten onların Almanya'da sürekli kalabilmelerine olanak vermemektedir. Eğitimlerinin süresi uzayan öğrencilerin oturma onayları Yabancılar Dairesince iptal edilebildiğinden, bu denetimin bir de Eğitim Ataşeliklerince yapılmasının hiçbir anlamı yoktur.
İSTEMİMİZ
"Schein" getirme zorunluluğu kaldırılmalıdır.
e) Bölüm Değiştirme Sorunu
Alman yasalarına göre, Türkiye'de herhangi bir yüksek öğrenim kurumundan mezun olan bir öğrenci, Almanya'da istediği bölümü okuyabilmektedir. Ancak bu, Türk makamları açısından olanaksızdır. Zira, Türkiye'deki anlayışa göre, Türkiye'de bir üniversite bitiren bir öğrenci ancak kendi dalında master yapmak amacıyla yurtdışına gidebilir. Bu durumda, Alman makamlarınca verilen bir olanak, Türk makamlarınca geri alınmaktadır. Zaten Türkiye'de bir bölümü bitiren öğrenci, Almanya'ya geldiğinde okuduğu daldaki derslerinin tümünü kabul ettirememekte, uzunca bir süre daha Almanya'da okumak zorunda kalmaktadır.
İSTEMİMİZ
Öğrenciler Alman yasalarınca okuyabilecekleri istedikleri bölüme gidebilmelidirler. Bu konuda Türk makamlarınca konan kısıtlamalar kaldırılmalıdır.
f) Pasaport Sürelerinin Uzatılması
Erkek öğrencilerin pasaportları birer yıllık sürelerle uzatılmaktadır. Gerekçe olarak askerlik ertelemelerinin birer yıl arayla yapılması gösterilmektedir. Bu durumda öğrenciler her yıl mahalle polisine gidip pasaportlarının uzatıldığını göstermeleri gerekmektedir. Üstelik kadın öğrencilerin pasaportları daha uzun aralıklarla uzatılmaktadır.
İSTEMİMİZ
Erkek öğrencilerin de pasaportlarının süreleri daha uzun aralıklarla uzatılmalıdır.
g) Bedelli Askerlik
Almanya`da master bölümlerinin 90`lı yılların sonlarından bu yana bulunmaktadır. Bundan önce yükseköğrenim için bu ülkeye gelen öğrenciler, öğrenimlerini bitirmelerine yakınken askere çağırılmakta ve birçoğu da bu durumdan dolayı asker kaçaği durumuna düşmektedir.
Almanya`da yüksek öğrenimin ortalama 7 yıl (1 yıl Almanca ön eğitimi için olmak üzere) sürdüğü düşünülürse, örnek olarak Türkiye`de yüksek öğrenimini 22 yaşında tamamlayıp, burada yüksek lisans öğrenimini de bitiren bir öğrenci, belki de tam verimli olabileceği 29 yaşında, şu anda 15 ay süren askerlik görevini yerine getirmek durumundadır. Bugüne kadar yürürlükte olan bu uygulama vakit geçirilmeden durdurulmalıdır. Çünkü:
Bu kişiler 15 aylık askerlik görevi sırasında, büyük bir hızla gelişen teknolojiyi takip edememekte ve sonuç olarak bilgi boşluğuna düşmektedirler
Özellikle Türkiye`de yükseköğrenimlerini tamamlayanlar zaten Türkiye Cumhuriyeti devletine yeterince pahalıya mal olmaktadır. Bu nedenden dolayı Türkiye`deki öğrenimlerinin üzerine yurtdışında yüksek lisans veya doktora yapan kişilerin vakit kaybetmeden bilgilerini aktarabilecekleri gerek kamu gerekse özel sektörde çalışmalarına izin verilmeli, bu kişilerin bilgi ve tecrübelerinden yararlanılmalıdır.
Bu statüdeki birçok öğrenci askerlik görevi nedeniyle öğrenimlerini uzatmayı yeğlemektedirler. Ayrıca öğrenim sırası veya sonrası Almanya`da evliliği tercih edip, işçi pasaportu alarak, bedelli askerlik hakkından yaralanma düşüncesinde olanlar da vardır.
Mezun olduktan sonra, tam çalışma yaşında olan akademisyenler, askerlik görevleri nedeniyle geleceklerini planlayamamaktadırlar.
Federal Almanya yasalarına göre yüksek öğrenimini bitirmiş bir akademisyenin öğrenim sonrası 2 sene boyunca mesleği üzerine yine Federal Almanya'da staj yapma hakkı vardır. Fakat örneğin 33 yaşına gelmiş bir akademisyen (askerlik en fazla 33 yaşına kadar ertelenebildiğinden) vatani görevini yerine getirmek zorunda olması nedeniyle Türkiye'ye geri dönmesi gerekmektedir. Böylelikle Federal Almanya yasalarından doğan bir hak kullanılamamaktadır.
Sayılan bütün bu nedenlerden dolayı akademisyenler amaçlı olmasa bile yurt dışında kalmaya zorlanmakta ve bu da Türkiye`nin bu tip yetişmiş beyin gücünü kaybetmesine neden olmaktadır. Halen yürülükte olan ve bedelli askerlik hakkından işçi pasaportu sahiplerinin yararlanabileceklerini öngören kanuna, eklenebilecek bir paragraf ile bu sorun vakit kaybetmeden çözümlenmelidir.
Fakat unutulmamalıdır ki Federal Almanya`da yaşayan Türk toplumununda akademisyenlere ihtiyacı vardır. Her ne kadar burada yaşamını sürdürmeye karar veren akademisyenler Türkiye için bir beyin kaybı olarak görülse de Almanya'daki Türk toplumu için büyük bir kazançtır.
Burada çözüm bu duruma düşen öğrencilerin pasaportlarını işçi pasaportuna değiştirmeleri ve askerliklerini işçi statüsünde erteleyebilmeleridir. Işci statüsüne geçmek için ilgili kişilerin Almanya`da çalişma ya da oturma iznine sahip olmalari gerekmektedir. Öğrencilerin oturma süreleri bilindiği üzere öğrenimlerine bağımlı olarak verilmektedir. Fakat öğrenciler yilda 90 tam ya da 180 yarım gün, çalışma izninden muaf tutularak çalışabilmektedirler. Ayrıca öğrenimleri süresince üniversitelerinde yardımcı asistan olarakta (Wissenschaftliher Hilfskraft-HIWI) ayda 40 saat izne tabi olmadan (Arbeitserlaubnisfreie Beschäftigung) çalışabilmektedirler. Neticede öğrencilerin yukarıda belirlenen çerçevede çalışma izinlerine ihtiyaçları yoktur. Kendilerinin bu çerçevede calıştıklarını gösteren, örneğin çalıştıkları üniversitelerinden aldıklaıi bir belgeyle bağlı bulundukları başkonsolosluklara başvurmaları gerekmektedir.
Üniversitelerinde yardımcı asistan olarak çalışan öğrencilerin ayrıca ayda 35 saatin üzerinde çalışmaları tavsiye edilmektedir. Bu durumda vergiye tabi çalışılmaktadır. Bununda ileride ARB 1/80`e dayanarak Avrupa Birliği Adalet Divanı`nin vermiş olduğu kararlardan yararlanılarak öğrencinin oturum almasında faydalı olabilecektir.
Yurtdışında özel öğrenci statüsünde olan kişilerin bedelli askerlikten nasıl yararlanabilecekleri Milli Savunma Bakanlığı Asker Alma Dairesi Başkanlığı`ndan alınan bilgiler ışığında şöyle düzenlenmiştir.
**********************************************
Yüksek lisans ve doktora öğrenimi yapmak üzere yabancı ülkeye gidenlerden, (resmî öğrenciler hariç) öğrenciliğinden bağımsız olarak oturma veya çaıişma izni alarak işçi, işveren veya bir meslek ya da sanat mensubu sıfatını kazananlar ile oturma veya çalışma izinleri öğrenciliklerine bağlı olarak verilmiş olsa dahi, üniversite veya diğer yüksek öğrenim kurumlarinda gelir vergisine tâbi ücret veya maaş karşılığı öğretim ve araştırma görevlisi olarak bulunanlar da dövizle askerlik hizmetinden yararlanabilirler.
Kaynak: http://www.asal.msb.gov.tr/er_islemleri/yurtdisiislemleri_1.htm
İSTEMİMİZ
Yurtdışına öğrenim amacıyla gitmiş olan öğrenciler de bedelli askerlik konusuyla ilgili yönetmelik birçok konsolosluk memuru tarafından bilinmemektedir. Dolayısıyla bu öğrencilere de aktarılmamaktadır. Ayrıca konuyla ilgili farklı yorumlamalara rastlanmaktadır. İlgili yönetmelik tüm ilgili memurlar tarafindan gerektiği gibi uygulanmalıdır.
h) Diploma Denklik Işlemleri
Almanya'da öğrenimini bitiren öğrencilerin denklik işlemleri Türkiye'de YÖK tarafından yapılmaktadır.
İSTEMİMİZ
Denklik işlemleri Berlin'deki Eğitim Müşavirliği'nde de yapılabilmelidir.
i) Genel Hizmetler
Eğitim Ataşeliklerinde yeterince danışma hizmeti sunulamamaktadır. Bunda kadroların hızlı bir biçimde değişmesinin yanı sıra, çalışanlar arasında Almanca bilen görevlilerin sayısının son derece sınırlı olmasının etkisi vardır.
İSTEMLERİMİZ
Türkiye'den gelen ataşelerin kesinlikle Almancayı bilmesi ve görev sürelerinin en az 5 yıl olması sağlanmalıdır.
Diğer tüm personel Almanya'da yetişen ve burada eğitim görmüş insanlarımız arasından alınmalıdır.
Varolan öğrenci kuruluşlarıyla resmi, düzenli ve sağlıklı bir ilişki kurulmalı, onların deneyimlerinden yararlanılmalıdır.
III) ÜNİVERSİTEYİ BİTİRENLERİN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Üniversiteyi Almanya'da bitiren öğrencilerden Türkiye'den gelenler, geri dönmek zorundadırlar. Gerçi Avrupa Adalet Divanı'nın Eroğlu Kararı ile belirli koşulların yerine gelmesi durumunda, Türkiye'den salt öğrenim amacıyla gelinmiş olunsa bile, Almanya'da iş bulma koşuluyla kalınabilmektedir.
Gerek Türkiye'den gelenler, gerekse buradan üniversiteye girerek okuyanların, öğrenimleri sonunda işyeri bulabilmeleri kolay olmamaktadır.
1. Bireysel Nedenler
a) Piyasaya Uygun Bir Meslek Seçmek
Genelde ailenin baskısı/yönlendirmesiyle ya da yeterince bilgi toplamaksızın seçilen bölümler daha sonra sorun yaratmaktadır. Öğrencilerin bir bölümü, ekonominin gelişimini yeterince izlemediğinden yalnızca belli başlı dalları okumakta ve daha sonra ilgisiz alanlarda çalışmak zorunda kalmaktadır.
İSTEMİMİZ
Lise sonunda üniversitelerde okumak isteyenlere yönelik danışma hizmetleri arttırılmalı, bu alanda çalışma yapan kuruluşlar mali açıdan desteklenmelidir.
b) Öğrenim Sırasında Piyasa ile İlişki Kurmak
Birçok öğrenci, öğrenimleri sırasında firmalarla herhangi bir ilişki kurmamaktadır. Bunun nedeni, Türkiye'den gelenler için dil olabileceği gibi, derslerin yoğunluğu ve geçimin sağlanması amacıyla çalışmak zorunda kalınmasıdır.
İSTEMLERİMİZ
Üniversitelerde yardımcı asistan olarak çalışma olanakları genişletilmelidir.
Üniversiteler staj konusunda yardımcı olmalı, böylece öğrencilerin piyasa ile ilişki kurmaları sağlamalıdır.
İşletmelerde tatillerde "Werkstudent" olarak çalışma olanakları yaratılmalıdır.
"Studien- ve Diplomarbeit"ların firmalarda yapılması, böylece önceden ilişki kurulmasının sağlanması için üniversiteler girişim yapmalı ve öğrencilere yardım etmelidir.
c) Teknik Zorluklar
Bunların başında dil zorluğu gelmektedir. Ayrıca bir başvurunun nasıl yapılacağı konusunda özellikle yabancı öğrenciler çok az bilgi ve yazım tekniğine sahiptir.
İSTEMİMİZ
Başvuruların nasıl yapılacağı konusunda üniversiteler öğrenci dernekleriyle ortaklaşa çalışarak kurslar düzenlemeli ve bu konuda danışmanlık hizmeti sunmalıdır.
2. Toplumsal Nedenler
Türkiye'den gelenlerin iş bulma konusundaki dil zorlukları belirtilmişti. Ancak, burada yetişen gençler de, iş bulmada zorlanmaktadırlar. Aynı bilgi düzeyinde ve yetenekte olunsa bile, işyerleri genelde Almanları tercih etmektedir. Bu konuda çok fazla genelleme yapmak güç olsa bile, büyük zorlukların olduğu da bir gerçektir.
Serbest piyasada buna karşı bir şeyler yapmak kolay değildir. Belki işyerleri yabancı kökenliler hakkında daha fazla bilgilendirilebilir. Ancak devlet dairelerinde çalışabilmek için birtakım öneriler getirilebilir. Devlet kademelerindeki yabancı kökenlilerin sayısı kendi nüfuslarına oranla çok azdır. İş ilanlarında yabancı kökenlilerin de başvurmalarını sağlamaya yönelik girişimler yapılabilir.
İSTEMİMİZ
Devlet dairelerinin vereceği iş ilanlarında "yabancı kökenlilerin de başvuru yapması isteniyor" gibi bir ibarenin yer alması ilgili makamlarca sağlanmalıdır.
3. Türkiye`nin Almanya`da yüksekögrenim gören Türk ve Türk kökenli Alman öğrencilere yönelik Politikası
Türkiye`nin Almanya`da yükseköğrenim gören Türk ve Türk kökenli Alman öğrencilere yönelik Politikası yoktur.
İSTEMİMİZ
Avrupa Birliği`ne girme sürecinde özellikle Avrupa'da yükseköğrenim görmüş, her iki ülkenin sosyo kültürel ve ekonomik yaşantısını bilen kişilere ihtiyaç vardır. Türkiye`nin elinde böyle bir hazine varken, bu kesime yönelik bir strateji eksikligi vahimdir. Türkiye çok geçmeden AB uyum süreci ve sonrası dönemi için Avrupa'daki yetişmiş insan gücünden faydalanabilmek için politikalar üretmeli ve bunları hayata geçirmelidir. Başlangıcta personel seçimlerinde Avrupa'da yetişen kişilerin alımına özen gösterilmelidir.
BTS üzerine
1962 yılında, Münih‘te, 9 ayrı öğrenci derneklerinin birleşerek kurduğu, Türk Öğrenci Federasyonu`nun, 1977 yılında iç nedenlerden dolayı faaliyetine son vermesinden bu yana, Almanya`da yaşayan ve şu andaki sayılari 30.000 civarında olan Türk ve Türk kökenli öğrencilerinin haklarını savunan bir kurum yoktu. BTS yaptığı çalışmalarla bu alandaki boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bunu yaparken gerektiğinde Alman ve Türk hükümetleri nezdinde; ilgili makamlar ile temasa geçerek, öğrenci sorunlarını dile getirip, bu sorunlara eğitim, üniversite çerçevesinde çözüm önerileri sunan partilerüstü bir sivil toplum örgütüdür.
Özellikle Türkiye’den Federal Almanya’ya öğrenim amacı ile gelen arkadaşlarımızın bu alanda büyük bir bilgi eksikliği var. Türkiye‘deki makamların da tam olarak bu açıgı kapatmış oldukları söylenemez. BTS`nin çeşitli kaynaklardan derlediği Almanya‘ da yükseköğrenimi ayrıntılarıyla ele alan „Almanya’da Yükseköğrenim" (http://www.btsonline.de) adlı kitapcığı ücretsiz olarak BTS-Web sayfalarından öğrencilerin hizmetine sunulmaktadır. Ayrıca seminer, toplantı ve yaz akademisi gibi faaliyetler de gerçekleştirilmekte ve bu da öğrencilerin hizmetine sunulmaktadır. Burada en önemli nokta, bu tür faaliyetlerin öğrenciler tarafindan öğrenciler için düzenleniyor olmasıdır.
BTS 1998`de üye derneklerin haberleşmesini kolaylaştırmak için Almanya genelinde çalışan bir haberleşme listesi kurdu. Liste zamanla gelişerek bir tartışma platformu halini aldi. Listede halen öğrenci, akademisyen, sivil toplum örgütü temsilcileri, milletvekilleri, basın mensupları vs. olmak üzere 1000 den fazla kişinin adresleri bulunmakta. Amaç sayıları 30 000 civarinda olan Almanya’daki tüm Türk ve Türk kökenli Alman öğrencileri listeye almaktır. Bu da toplumu ilgilendiren aktuel olaylarda etkin haberleşme aracılığıyla aksiyon/reaksion mekanizmasını hızlandıracaktır. Listeye üye olmak isteyenler info@btsonline.de `ye E-mail adreslerini gönderebilirler.
BTS üyesi dernekler:
Berlin Türk Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTBTM)
Karlsruhe Türkiyeli Öğrenciler Derneği (KATÖD)
Türk Öğrenci Birliği Hamburg (TÖB)
Bremen Türkiyeli Öğrenci Birliği (BSV)
Braunschweig Türk Öğrenci Birliği (BTÖB)
Bonn Avrasya Öğrenci Derneği
Kiel Üniversitesi Türk Öğrenciler Birliği (TÖB)
Leipzig Türk Öğrenci Dernegi
Rüsselsheim Akademisyenler Derneği
Kaiserslautern Türk Öğrenci Çevresi(OKTüS)
Mannheim Türk Öğrenciler Derneği (MATÖD)
TürkUNID, Köln
|
| |
|
Login |
 |
|
verwandte Links |
 |
|